10 Bin’imiz toprakla buluşuyor”

24 Mart 2008 – 20:22

cetkoderafis.jpg

Çevre Ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği (ÇETKODER) Genel Başkanı Mustafa Göktaş 22 Mart Dünya Su günü nedeniyle 10 bin fidanı toprakla buluşturacaklarını bu yüzden geniş kapsamlı bir afiş çalışması yaptıklarını belirterek ” Su hayat demektir.  Yaşam su ile başlar. Su yoksa yaşam da yoktur. Kirletilmiş su ise ölüm demektir. Suya sahip çıkmak, yaşama sahip çıkmaktır. Dünya Su Günü’nde; kentimizde, bölgemizde, ülkemizde su kaynaklarımızı,  yaşamımızı  tehdit eden faktörlere karşı daha farklı bir çalışma sergileyeceğiz. İzmir’de EGEÇEP’ e destek olduğumuzu bildiriyor. Onların başlattığı Suyuna sahip çık eylemine aynen katılıyoruz” dedi.

SU HAYATTIR SAHİP ÇIKMAK İNSANLIK GÖREVİMİZDİR

Göktaş “Tüm dünyada olduğu gibi  ülkemizde de susuzluk tehlikesi ile karşı karşıyayız. Canlıların yaşaması için vazgeçilmez olan su, günümüzde hak olmaktan çıkarılıp, ticari bir meta haline getirilmeye çalışılmaktadır. Su kaynakları özelleştirilmek istenmektedir. Ülkemizde bulunduğunuz bölgede ve kentinizde, pek çok kirletici faaliyet sonucunda su kaynaklarımız hızla kirletilip tüketilmektedir. Küresel ısınma nedeniyle bilim adamlarının hazırladığı raporlar ürkütücüdür. Küresel ısınma yüzünden yüz milyonlarca kişi dünyada açlık ve susuzluktan ölecektir. Bitki türlerinin ise yarısı yok olacak. 2050 yılına kadar Avrupa da küçük buzullar yok olacak. Büyükleri de önemli ölçüde küçülecek. 2100 de Avrupa’daki bitki türlerinin yarısının nesli tükenmiş olacak. Bu mesele dünyamızı ilgilendiriyor. Yani hepimizi ilgilendiriyor. Bizim ülkemizde ise yaşadığımız gerçekler ortada. Yeşili ve bitki örtüsünü hızla talan ediyoruz. Yok ediyoruz. Betonlaşma her alanda var. Kıyıda, dağda, ovada her yerde” dedi.

KUŞ CENNETLERİNİ CEHENNEME DÖNÜŞTÜRDÜLER

Göktaş sözlerine devamla “Eğe bölgesinde Meles, Bakırçay, Büyük ve Küçük Menderes deltalarında kuraklık meydana geldi. O yüzdendir ki oralara gelen 65 bin civarındaki kuş sayısı 40 bin civarına düştü. Sıcaklar arttıkça bu sayı daha da düşecektir. Mersin’de kuş cenneti olarak bilinen ve Silifke ilçesi yakınındaki doğal koruma alını olarak belirtilen yere de eskisi gibi kuşlar gelmez oldu. Susuzluk orada da büyük ölçüde ortada. Sazlıklar kuruyor. Üstelik birde yaktılar. İzmir Kuş cennetinde de aynı olaylar yaşanıyor. Gölmarmara Gölü ile Demir köprü ve Tahtalı barajlarında su seviyesi oldukça düşük. Bu deltaları besleyen derelerden su gelmez oldu. Göç nedeniyle gelen kuşların artan sıcaklık ve kuraklık yüzünden göç etmemeleri ve kendilerine başka yer aramamaları da ilginçtir. Ege de ve Akdenizin her tarafında kuraklık baş göstermektedir” dedi.

SU KAYNAKLARI HOR KULLANIMDAN VE BİLİNÇİSİZLİKTEN KURUDU

Göktaş “Ayrıca bilinçsiz sulama ve kaçak kullanım yüzünden su çok hor kullanılmakta. Konya’da tarımsal sulama yüzünden birçok sulak alanın kuruduğunu, yer altı su seviyesinin son 20 yılda 20 metreden fazla düştüğü havzada, 30 bine yakın kaçak kuyu bulunuyor. Bilinçsiz kullanım yüzünden su seviyesinin düşmesinden dolayı yer altında kirlenme ve tuzlanma riskinin ortaya çıktığı da gerçek. Suyu akıllı kullanmaz isek kuraklık pek yakında kapımızı çalacak. Ve sonucu da felaket olacak. Bizi ise ülke olarak 2010 yılına kadar büyük sıkıntılar bekliyor. Ağaçlandırma, yeşillendirme çalışmaları artmalı diyoruz  anlatamıyoruz. Ayrıca suyu hor kullanmayalım, kaçağı, yanlış kullanımı, kirletilmeyi önleyelim diyoruz yine derdimizi anlatamıyoruz. Bugün ülkemize, gelişmiş ülkelerde kullanılmayan, köhnemiş, eskimiş, çok su ve enerji tüketen, çevreyi kirleterek ekosistemi çökerten su düşmanı teknolojiler yönlendirilmektedir. Giderek temiz akan hiçbir akarsuyumuz kalmadığı gibi, yeraltı sularımız hızla kirlenmekte ve tükenmektedir. Bu kötü gidiş durdurulamaz ise, canlı yaşamının sürdürülmesi olanaksız hale gelecektir. Arıtma sistemi olmayan ya da arıtma sistemi çalıştırılmayan, üstelik çok su tüketen sanayi tesisleri, hatalı gübre ve hatalı su kullanımları nedeniyle Gediz, Küçük Menderes, Bakırçay ve diğer irili ufaklı akarsularımız hızla kirlenmekte ve hatta kurumaktadır. Bu gidişe dur demeliyiz! Havamıza, Suyumuza, Toprağımıza,Yaşamımıza Sahip Çıkmalıyız! Bu nedenle, EGEÇEP ve TMMOB’nin İzmir’de organize ettiği SU BULUŞMASI, suya ve yaşama sahip çıkmamızın önemli bir adımı olacaktır. Bu adımda sesimizi ne kadar gür çıkartırsak, ne kadar çok olursak, suya ve yaşama saldırıları önlememiz o kadar kolay olacaktır. Çünkü Su, vazgeçilemez bir haktır. Şimdi suyumuza sahip çıkma zamanı, yarın geç olacaktır” dedi.

10 BİN FİDAN TOPRAKLA BULUŞACAK

Her yıl onlarca ormanımız yakılıp yok ediliyor. Orman demek, Ağaç demektir. Ağaç demek su demektir. Oksijen demektir. Kısacası Hayat demektir. Böyle giderse yok olan Ağaç ve yeşiller yüzünden oksijensiz kalacağız ve susuz kalacağız. Yok olan, yok edilen, ormanlarımızı, yeşil alanlarımızı yeniden var etmek durumundayız. Mevcudu ise korumak durumundayız. O yeşil alan bizim geleceğimizdir. Ormanlar, ağaçlar, toprağın nemli kalmasını sağlar. Toprak kaymasını (erozyonu) önler, selleri durdurur. Ormanlar yörenin iklimini etkiler, yağmur yağmasını sağlar. Çok sıcakları, şiddetli soğukları önler. Ormanlar aynı zamanda doğada bulunan hayvanlarının barınağı evleridir. Bu yüzden dünya su günü gibi anlamlı bir günde aynı zamanda içinde bulunduğumuz orman haftası nedeniyle  Ülke geneli 10 bin çam fidesini toprakla buluşturacağız. Cumartesi günü  tüm ÇETKODER’liler kendi bölgelerinde ağaç dikimi yapacaklardır. Tüm vatandaşlarımıza da sesleniyorum, herkes evinin önüne, bahçesine, yol kenarına, boş bulduğu alana ağaç diksin” dedi.

Etiket: ← | | | |

Yorum Yapın